Eski Sistemle "Yeni" Tenis: Federasyon Kurullarına Gerçekçi Bir Bakış

Dün akşam geç saatlerde federasyon duyurusu ile kurullar açıklandı. Yılın son gününe doğru yapılan bu açıklamaya ben çok sevindim. Sevincimin iki sebebi var. Birincisi federasyon çok çalışıyor. Yılbaşı havasına girmeden bu işi bitirmiş. Yaklaşık bir buçuk ay gibi kısa ! bir sürede 5 tane kurulu oluşturabilmek yoğun çalışmayı gerektirir. İkinci sevindiğim konu camianın heryerinde konuşulan şu sohbetler heralde bitmiştir.

- Seni aradılar mı?

- Bana sordular seni tavsiye ettim,

- Ben görev almam dedim,

- Görev vermezlerse kendileri bilirler,

- Çalıştaya neye göre çağırmışlar?

Kurullarla ilgili düşüncelerime geçmeden önce ocak ayındaki takvimi federasyona tekrar hatırlatayım. Kulüp tescil, lisans işleri için bir an önce gerekli evraklar ve ücretlerin açıklanması gerekli ki, 15 gün sonra başlayacak olan Ulusal kış kupalarına oyuncular katılabilsinler.

Seçilen Milli Takımların kış kupası maçları var bu ay. Kim, nereye gidiyor, pasaport, vize işlemleri, antrenörler gibi işlerin bir an önce organize edilip duyurulması gerekli.

Yine bu ay çok önemli organizasyonumuz var, Davis Cup. Antrenör kim? Kadrolar, basında yer alması için gerekli girişimler, bütün dünyanın takip edeceği organizasyon için sponsor çalışmaları, daha dün akşam duyurulan merkez hakem kurulunun çalışmaları ne durumda? Bu kadar iş nasıl yetiştirilecek? Dört yıllık yol haritası çıkartmaya çalışırken, önümüzdeki ve çok yakın zamanda olacak önemli organizasyonları ıskalamayalım.

Gelelim kurullara;

Öncelikle şu isim olmuş, bu isim olmamış gibi yorumlar yapamayacağım. Bir çok isim yakından tanıdığım kişiler. 2000 yılı Ayda Uluç federasyonundan itibaren öyle kurullarda öyle isimler gördük ki bazı isimleri tenzih ederek söylüyorum, kim, hangi kurulda olursa olsun, ne işi var diyemeyiz. Kişiler üzerinden konuşma hakkım saklı dursun, genel görünümden bahsedeyim.

Federasyon kurulları beşe ayırmış. Teknik, Merkez hakem, Masters, Eğitim ve Sağlık kurulları. Eğer ben tenis hamlesi sloganı ile yönetime gelsem, yoluma aynı kurul isimleri ile devam etmezdim. Aynı isimli kurullar 1990 lı yıllarda da vardı. Hayat değişti, tenis değişti, ihtiyaçlar değişti, ilave ihtiyaçlar doğarken, gereksiz kurullarda oluşmaya başladı. Kurul isim ve sayılarında değişiklik olmalıydı. En basitinden, Merkez Hakem Kurulu ikiye ayrılmalıydı. Ulusal turnuvalar ve Uluslararası turnuvalar olmak üzere. Bu ayırımda hakem ihtiyaç sayısı, seçilen hakemlerin özellikleri, dil bilmeleri, kural bilgileri çok farklı özellikte hakemler olmalı. Mesela teknik kurul ikiye ayrılmalıydı. Junior tenis ve profesyonel oyuncu adayı olmak üzere. 12 yaş çocuğu ile Zeynep Sönmez e aynı sistemi uygulayamazsınız. İhtiyaçları, beklentileri çok farklı.

Sağlık kurulu ile başlayayım. Başkan Prof. Dr Uğur Haklar ise, profesörler, doktorlar ve fizyoterapistlerden oluşmuş bir ekip varsa bence söyleyecek bir şey yok. Söyleyebileceğim tek şey, bu kurul isimleri yazılmış hekim ya da fizyoterapistlerden mi oluşuyor yoksa sağlık kurulunun oyuncu, antrenör için sorumluluğu var mı?Kulüplere bulundurulması zorunlu ilaç v.s ile ilgili bilgilendirmeler yapacak mı? En basitinden tenis yaralanmaları ve daha büyük sorunlar için ilkyardım kursları açacak mı? Bir takım sigorta şirketleri ya da hastaneler ile anlaşmalar yapılarak güvenli ellerde olacak mıyız? Eğer sadece güzel isimlerden oluşan kurulun altı doldurulamadıysa telefon ile 3 hafta tenis oynama geçer cevabı alabiliriz.

Masters tenisi hiç ilgimi çekmedi. Ama sorunlarını söyleyeyim. 5 yıldızlı tatil köyünde yapılan takımlar şampiyonası nerede yapılacak? Bu paraları ödemek zorunda mı bütün takımlar? Dışarıda kalınıyorsa otel girişleri nasıl olacak? İkinci sınıf insan muamelesi yapılıp, güvenlik eşliğinde maçını oyna git mi denilecek? Milli takıma giden oyuncuların vize, pasaport, masraf kalemlerine federasyonun katkısı ne olacak? Şahsi fikrimi söyleyeyim. Yaş gruplarında Milli olmaya çalışan oyuncularımız seçme turnuvasında kendi masraflarını kendileri karşılıyorsa master oyuncularımız sıraya girsinler, kendi masraflarını karşılasınlar. Ne zaman ki junior oyuncularımız bir takım masraflardan kurtulursa, senior ya da master oyuncularımız için de federasyon birşeyler düşünmeye başlayabilir. Tabi ki bunlar master kurulunun düşüneceği konular.

Madem kişiler hakkında yorum yapamıyorum, teknik, merkez hakem ve eğitim kurulunu birlikte değerlendireyim. İlk bakışta kulüplerle ilgili kişiler yok heralde diye düşünülüyor ama aralarda kulüp sahibi, kulüp antrenörü kişiler görünüyor. Teknik kurula bakıyorsunuz içinde hakem, eğitim kuruluna bakıyorsunuz içinde antrenör var. Merkez hakem kuruluna bakıyorsunuz çoğu, belkide hepsi faal ulusal ya da uluslararası hakem. Nasıl yani, kendi atamalarını kendileri mi yapacak diyorsunuz? Sadece görev almak değil, üst kademeler için Uluslararası federasyona isim bildirmeler de merkez hakem kurulu tarafından yapılıyor. Kendilerini mi seçecekler? Kısa olsun daha anlatacak çok şey var ilk bakışta.

İsimlerin hepsi çok değerli. Daha değerli diyebileceklerim yok mu? Elbette var. İsimler kafamı karıştırdı. Kulüplerle ilgisi olmayan kişilerden oluşuyorsa, tenisi kime soracağız, uzaylılara mı? Öyle olmadığı belli oluyor çünkü kulüp sahipleri de var, faal çalışanlar da.

Ve tabi, federasyonun kurullarında iki eski, Cengiz Durmuş federasyonu yönetim kurulu üyesi var. Yani yazacak çok şey var. Devam edecek. Ama seneye.

Okan Ünalmışer

up WhatsApp