Mete Yaylalı Bey antrenör kademeleri ile ilgili bir yazı yazıp, antrenör diplomalarının kademesinin önemini sordu. Her seminer, her kurs mutlaka faydalıdır. İçeriği ne olursa olsun, bir kaç günlüğüne de olsa tenis düşünmeye zorlar. Benim fikrimi sorarsanız, kaçıncı kademe antrenör olunduğu önemli olmalıdır. Şu andaki sistemde önemli midir? Bence değildir. Federasyon gözünde önemli midir? Yine bence hiç önemli değildir. Eğer önemli olsa bu gün teknik direktör üçüncü kademe antrenör olan Onur Binay değil, daha üst kademe antrenörler bu görevde olurdu. Bana sorarsanız bu eğitim sisteminde en yüksek olan en üst pozisyonda olmalı mıdır? Olmamalıdır. Ya kademelerin eğitim içeriğini gerçekten faydalı hale getireceksiniz, ya da kademenin önemi olmayacak. Eğer kademeler federasyon görevlendirmeleri için önemli değilse o zaman kim için önemli olacak?
Hafızalarımızı tazeleyelim.
Brugguera Teknik direktör olarak Türk Tenisinin başına getirildiğinde yardımcılığına bu günkü teknik direktör Onur Binay getirildi. Onur Binay' ın antrenör kademesi bir ya da ikinci kademe idi. Demek ki federasyon için kendi eğittiği antrenörlerin eğitimlerinin önemi yokmuş.
Bakanlık mevzuatına göre Milli Takım antrenörlüğü için en az üçüncü kademe antrenör olmak gerekirken, Türk sisteminin mucidi Ayda Uluç federasyonu zamanında birinci kademe hatta antrenör diploması olmayan benim bildiğim bir antrenör Milli Takım antrenörü olarak görevlendirildi.
Dönemin teknik direktör yardımcısı henüz birinci kademe tenis antrenörü iken, üçüncü kademe antrenör kursunda ders anlattı. Bu şaka değil, gerçek. Federasyonun sistemine mi, insanların özgüvenine mi, kursiyerlerin sorgulamamasına mı şaşırmalı bilmiyorum ama, yaşadığımız tuhaf antrenör sistemi olaylarındandır.
Bakıldı ki bu kademelere çok kafa takıldı, çok eleştiri oluyor ve bir çok Milli Takım antrenörü ve teknik direktör yardımcısı Onur Binay üçüncü kademe antrenör değil, sorun toptan çözüldü. Duyurulmadan Milli Takım kampı adı altında Samsun' da üçüncü kademe antrenör kursu açıldı sadece Milli Takım antrenörlerine yönelik. Hep beraber orada Milli Takım görevleri sırasında aynı zamanda kursa katılıp top yekün üçüncü kademe antrenör oldular. Hem Milli Takım antrenör olma şartı olan üçüncü kademe antrenör değillerdi, hem göz kararı bakarak Milli Takımları belirliyorlardı, hem de üçüncü kademe antrenör olarak evlerine dönüyorlardı. Türk Tenisi için çok verimli bir haftaydı yani.
Dördüncü kademe antrenör kursunda mevzuatta olmadığı halde tenis seviye belirleme testi yapıldı. Federasyon test sonucunda katılan antrenörlerin yüzde seksenine tenisi yeterli değil notu verdi iyi mi? İtirazlar, yazıldı, çizildi, federasyonun tenisi yeterli değil dediği kursiyerlerin yüzde doksanı daha sonra tenis öğrenmiş olacaklar ki, bütünleme testinden geçerek dördüncü kademe antrenör olabildiler. Ama teknik direktör hala üçüncü kademe antrenör.
Federasyon başkanının oğlu bir yıllığına takım gençleştirme piyangosu ile Davis Cup oyuncusu olabiliyorsa, Merkez hakem kurulu başkanı kendisi dahil üç kişinin katıldığı kurs ile hakemlikte kademe atlayabiliyorsa, oyunculukta, yöneticilikte, antrenörlükte, hakemlikte kademe önemli mi bilmem ama bal tutmak çok önemli gibi görünüyor.