KULÜPLER NEDEN TURNUVA DÜZENLEMEK İSTEMİYORLAR?-26/02/2026

Son yazımda 2026 yılı şubat – temmuz ayları arasındaki turnuvaları yazmış, 59 ilimizde hiç turnuva oynanmayacağını, 11 ilimiz dışında beş ve beşten daha fazla turnuva olmayacağını, federasyonun bile kendi tesislerinde turnuva düzenlemediğini, bunun fırsat eşitliği, tenisin yurt genelinde yayılması, ulaşılabilir ve maliyetler açısından sürdürülemez olduğunu belirtmiş, turnuva düzenleme şekli böyle devam ederse yakında hiçbir kulübün turnuva düzenleyemeyeceğini yazmıştım.
 
Ocak ayında Ankara’ da oynanan bir turnuvadan elde edilen gelir ve giderleri yazayım da neden turnuva düzenleyen kulüp sayıları bu kadar hızla düşüyor anlayalım. Belki bir çözüm bulmaya çalışır federasyon.
Turnuvamız Ankara’ da oynanan 12 yaş kış kupası turnuvası. Ankara ve 12 yaş olunca katılımın yüksek olması beklenen bir turnuva.
 
Turnuvaya katılan oyuncu sayısı 73 erkek, 60 kadın olmak üzere 133 oyuncu.
Ayrılan kort sayısı 8 kort,
1 başhakem ve 3 gözlemci olmak üzere toplam 4 hakemimiz görev almış turnuvada.
 
Gelir, 133X2000TL 266.000 TL katılım ücreti toplanmış.
 
Giderler,
TTF katkı payı 10.000 TL,
Hakem ücretleri 115.200 TL,
Top Masrafı 5 box 40.000 TL,
Hakem yemek gideri 25.000 TL,
Su gideri 3.000 TL,
Kupalar 20.000 TL,
Isıtma ve elektrik gideri 45.000 TL,
Toplam gider 258200 TL.
 
266000 – 258200 = 7800 TL turnuvadan elde edilen kar.
Elemeler dahil dokuz gün süren turnuva sonucunda kulüp ne kâr etmiş, ne de zarar diyebiliriz.
Genel katılımlara bakacak olursak, kalabalık sayılabilecek bir turnuvada sonuç bu şekilde oluyorsa kulüplerin turnuva düzenlemesinin hiçbir anlamı yok. Ne kar ne zarar dediğim bu tür kalabalık turnuvada bile aslında kulüp tamamen zarar etmiş. Giderler içerisinde turnuva nedeni ile fazladan kalan personelin yevmiyeleri, 133 oyuncu olduğuna göre aynı anda kulübü kullanan iki yüzden fazla kişinin temizlik giderleri ilave edilmemiş giderlere. Daha da önemlisi kulübün asıl gelir kaynağı olan sekiz korttan elde edeceği rezervasyon, eğitim çalışmalarından elde edilecek gelirlerden kulüpler vazgeçmek zorundalar.
 
Başka bir tablo çizip, katılımın 50, 60 kişilerde olduğu turnuva düşünürseniz, belki bir hakem eksiltirsiniz, birkaç box top eksik açarsınız bu sefer iyice zarar edersiniz.
 
Ana statüye göre federasyonun görevlerinden konu ile ilgili olan maddeye bakalım.
Federasyonun görev ve yetkileri
MADDE 6 – (1) Federasyonun görevleri şunlardır:
e) Ülke içinde müsabakalar düzenlemek, düzenlenen tüm müsabakaların devamlılığını sağlamak, hakem, temsilci ve gözlemci atamasını yapmak.
 
Federasyon kendi görevi olan 300 bin liraya yakın maliyeti olan turnuvayı para harcamadan organize etmiş, hatta çok lazım herhalde ki 10 bin lira kulüpten kendisi için para da alarak kârını da elde etmiş.
 
Federasyonun asli görevlerinden olan turnuva düzenlemek işinin maliyetini federasyon paydaşlar arasında bölüştürmüş. Emek harcayanlar hakemler, kulüp görevlileri, para harcayanlar, sporcular(veliler), kulüp, para kazananlar federasyon ve hakemler.(Emekleri karşılığında )
 
Yani tam bir ekip çalışması yapan paydaşların bazıları kâr, bazıları zarar etse de federasyonun turnuva düzenleme görevi yerine getirilmiş ama bu şartlarda devamlılığı nasıl sağlanacak?
 
Olayın bir sürü başka boyutu da var. Bir spor müsabakasında hakemlerin parasını ve yemek içmelerini kulüp ödüyorsa bu sporun ruhu ile bağdaşan bir durum mudur? Yanlış anlaşılmasın, özel bir turnuva değil bu, federasyonun takviminde bulunan puanlı federasyon turnuvaları. Ev sahibi kulüp oyuncularının da olduğu bir turnuva. Federasyonun hakemi, ücretini bir kulüp muhasebesinden almak zorunda değil. Patron kimse, göreve kim atadıysa ondan alınmalı ücret.
 
Konuyu daha da devletsel bir hale getirelim. Neyse burada durayım da sistemi allak bullak etmeyeyim. Belki bir gün detaylı tek başına yazarım bu konuyu. Biraz daha uzaktan seyredelim ama federasyon bir çözüm bulsun. Dokuz günde 300 bin liralık bir ticaret oluyorsa ve aynı hafta 4, 5 ayrı yerde oluyorsa fiş, fatura, gelir vergisi, sgk, bağış makbuzu, elden ödedim ama gider gösteremiyorum gibi konular asıl ve acilen çözülmesi gereken konulardır. Çözümleri de çok basittir. Dört buçukuncu Kademe antrenör olmamın yanı sıra maliye ve işletme ayrı iki üniversite mezunu da olduğum için çözüm önerilerinde bulunurum istenirse.
 
Sonuç olarak, antrenör harcıyor, hakem harcıyor, veli, sporcu harcıyor, kulüpler harcıyor, federasyon faaliyetlerini devam ettiriyor. Bir ayda değil para harcayarak, kasasına para koyarak ocak ve şubat aylarında 26 turnuva, bir antrenör ve bir hakem semineri düzenledi. Bütün masraflar paydaşlar tarafından karşılandı.
İş bankası, spor toto gibi büyük sponsorlarımız varsa, devletimizden de tenise bütçe aktarılıyorken hala paydaşlar federasyonun maddi yükünü karşılıyorsa acaba federasyon para mı biriktirmeye çalışıyor diye düşünüyor insan.
Okan Ünalmışer

 

up WhatsApp