TEBRİKLER FEDERASYON VE MERKEZ HAKEM KURULU BAŞKANI

 
 
Merkez hakem kurulu başkanı Alaaddin Boyar’ ın Türkiye faal tenis hakemleri facebook grubunda yaptığı paylaşımı gönderiyorum. Kişisel instagramında da benzer coşku ile aynı konuyu paylaşmış ama kişisel hesabı değil, gruptan aldığım haberi göndereyim, ne olur ne olmaz. Henüz federasyon bu haberi yayınlamadı. Ya gündem yoğun sıra gelmedi ya da pek övünülecek bir durum olmadığının farkında federasyon.
Diyor ki Alex Boyar kullanıcı isimli Mhk başkanı Alaaddin Boyar,
 
19 – 22 Ekim 2026 tarihlerinde İtalya’ da düzenlenecek olan Level 3 kursuna;
 
Kule Hakemliği: Mustafa Gökkaya ve Ozan Turhan,
Başhakemlik: Murat Aykaç ve Soner Sivri
seçilmiştir. Ayrıca Aysel Engin’ in İngiltere kontenjanından seçilmesiyle, kursa toplam 5 Türk hakem katılacaktır.
2011 yılında Türkiye’ de düzenlenen kursta dahi 3 Türk hakemin seçildiği göz önünde bulundurulduğunda, bu sonuç Türk tenisi ve Türkiye Tenis Federasyonu adına önemli ve anlamlı bir başarıdır.
Türk hakemlerimizi tebrik ediyor, kurs sürecinde başarılar diliyoruz.
Türk bayraklı, tenis toplu alkışlar, emojiler, ben 2011 yılının Mhk sından bile daha iyiyim gibi atıfta bulunmalar.
 
Merkez Hakem Kurulu yine çok büyük bir başarı var izlenimi yaratıyor ama iki kez yayınladığı talimata uymayan bir seçim yapmış yine. Giden hiçbir hakem arkadaşımız kriterler uymuyorlar. Hakem arkadaşlar alınmasınlar, saçma sapan kriterler olduğunu yazmıştım daha önce. Kimse Uluslararası hakem olmasın diye konulan kriterleri beklerseniz ya gönderecek hakem bulamazsınız ya da kendi hazırladığınız talimat da neymiş istediğimi gönderirim dersiniz.
 
Merkez Hakem Kurulu o kadar büyük yanlış içerisinde ki, başkanı 1-2 sene önce Tenis Federasyonunu bırakıp, İngiliz Federasyonu adına hakemliğe başlayan Aysel Engin seçildiği için bile gurur duyuyor. Neden gitti, geri döndürebilir miyiz çabasını bırakmış ayakta alkışlıyor.
 
Neden seçilen kimsenin talimatlara uymadığını anlatayım. Hakem arkadaşların yolları açık olsun ama bari bir kez birileri talimatlar uygulanmadığı için burası sizin babanızın Merkez Hakem Kurulu mu diye hesap sorsun.
 
Mustafa Gökkaya ve Soner Sivri, Alaadin Boyar’ ın üniversiteden arkadaşları. Tenise de birlikte başladılar, üniversite yıllarında.
Mustafa ilk kez gidiyor Uluslararası okula. Daha önce başvuruda bulunmadığını da düşünüyorum. Yıllar önce de gidebilirdi ama başvurmadı. Ben 30 yıla yakındır tanırım hepsini. Belki emeklilik planlarında kademe atlamış hakemlik vardır, belki de dünyanın en pahalı Uluslararası hakemleri bizim ülkemizdeki hakemler olduğu için artık değer bir ücret olduğunu düşünmüştür.
 
Soner Sivri, daha önce üç kez seçildi Uluslararası federasyon tarafından. Birisinde seçildiği halde gitmedi, iki kere de başarılı olamadı. Son üç yılda toplam 11 başhakemliği var Uluslararası turnuvalarda. Halbuki talimata göre 20 tane başhakemlik yapması gerekiyor son 3yıl içerisinde.
 
Ozan Turhan’ ı tanımıyorum. Genç hakemlerimizden diye tahmin ediyorum. Hakemlik sayısı olarak bu sene yeterince görev aldığını atamalarda görüyorum.
 
Murat Aykaç’ da çok görev alan hakemlerimizden. Tennis Europe larda başhakemlik yapar, Uluslararası ve ITF lerde de kule hakemliği. İnsan olarak da hakemliği ile ilgili de sevdiğim arkadaşlarımızdandır. Hatta bugün elemeleri başlayan Ankara’daki Tennis Europe Turnuvasının da başhakemi. Ankara’ daki üç gözlemci hakemden birisi Alaaddin Boyar’ ın diğeri de Soner Sivri’ nin yakın akrabası. Ankara’ nın başhakemlerine ne oldu konusunu ayrıca yazacağım. Mesela yukarıda saydığımız üç isim, Aladdin Boyar, Mustafa Gökkaya, Soner Sivri Üçü de Ankara bölgesi hakemi ama Ankara’ daki birçok turnuvada federasyon tesisi de dahil, Ankara dışından hakemler başhakemlik yapıyorlar. Konaklamalarını ya federasyon ya da kulüpler ödüyor. Ankara turnuvalarında 1100 ile 2500 Dolar para kazanamıyor çünkü başhakemler. Başka yazının konusu olsun.
 
Murat Aykaç’ a dönecek olursak, o da önceden okula kabul edilen hakemlerimizden ve turnuva sayısını tutturmuştur. Daha önce bildiğim kadarı ile 2 kez başarısız oldu Uluslararası kurslarda.
 
Yukarıda bahsettiğim İngiliz Federasyonu adına Uluslararası okula giden ve Mhk başkanının gurur duyduğu Aylin Engin’ e İngiliz federasyonu adına ülkemizde oynanan WTA turnuvalarının bazılarında görev verildiği, Türk Hakemler görev beklerken, alamazken kendi ülkelerinde İngiliz Federasyonu hakemine görev vererek belki de Alaaddin Boyar federasyon adına değil ama kendi adına gurur duyuyordur. Bu okula seçilmede WTA turnuvasında çizgi hakemliği yapmak diğer adaylar arasında büyük avantaj.
Peki görev bekleyen ama alamayan pasaportu ile birlikte Türk hakemlerimiz ne olacak?
 
Gelelim, seçilen hiçbir aday neden talimata uymuyor konusuna. Talimattan bazı maddeler göndereyim, uzun olmasın.
 
b) Üç (3) yıl içinde en az 20 tane Tennis Europe veya ITF Juniors turnuvalarında başhakem olarak çalışmış olmak,
ç) MHK Eğitim Alt Kurulu tarafından hazırlanan İngilizce ön testten ve yazılı sınavdan en az 85 puan almak,
e) ITF den gelen ve eğitim seminerleri düzenleyen temsilcinin yaptığı hazırlık kursu ve sınavında başarılı olmak,
 
Soner Sivri hakem sayısı ile ilgili madde de dahil gönderdiğim hiçbir maddeye uymazken, Diğer üç hakemimiz de kalan iki maddeye uymuyorlar.
 
Kalan iki diğer maddeye uymama sebebinde hakem arkadaşlarımızın hiç kusuru yok. Çünkü bu gün okula kabul edildiler diye gurur duyan Merkez Hakem Kurulıu Başkanı görevini yapmadı.
 
Ne Mhk eğitim alt kurulu ( Kimdir bunlar bilen de yok ) tarafından hazırlanan ingilizce ön test ve yazılı sınav hiçbir zaman yapılmadı. Yapılsaydı hangi yetki ile, hangi eğitim seviyesi ile insanların ingilizcesini değerlendireceklerdi onu da bilmiyoruz ama kimsenin ingilizcesi teste tabi tutulmadı.
 
Yine hiçbir hakemimiz ITF den gelen ve eğitim semineri düzenleyen temsilcinin yaptığı hazırlık kursunun sınavında başarılı olamadı, çünkü ne ITF’ den biri gelip seminer verdi, ne de bir hazırlık sınavı yapıldı.
 
Son olarak da bir soru sorayım gururlu merkez hakem kurulu başkanına. Uluslararası hakem okuluna dört hakem gönderebilmek çok önemli ve büyük başarı ise, göreve geldikten sonra sadece 2025 yılında Bulgaristan, Bahreyn, Lüksemburg, aralık ve nisan aylarında iki tane Gürcistan ki benim tespit edebildiklerim, en az 5 tane sadece 2025 yılında açılan kurslara başvurma hakkımız olduğu halde neden başvurulmadı? Hepsine dörder dörder olmasın, birer tane hakem göndersek fena mı olurdu?
 
Görüldüğü gibi Mhk başkanı gurur duyuyor ama iki kez hazırladığı talimatlara uymadan yine istediğimi yaparım, istediğimi Uluslararası kursa gönderirim diyor aslında. Bence gurur duyulacak değil, utanılacak bir tablodur bu. Bir kurulunun defalarca talimatlara uymaması, istediği atamaları yapabilmesi de federasyonun gerekli uyarıları yapmaması, tedbirini almamasından dolayıdır.
 
Fakat merkez hakem kurulu başkanı ille de bir şeylerle gurur duymak isterse ben son bir buçuk yılda gurur duyması gereken faaliyetlerini özetleyeyim.
 
Merkez Hakem Kurulu başkanı olarak, ülkemizde savaş nedeni ile iki ay turnuva oynanamamasına rağmen, 20 haftada 11 hafta kendi kendisini başhakem olarak atayıp 11 hafta çalışma ile yaklaşık bir buçuk milyon lira gelir elde edebilmek üstelik bunu öğretmen olarak memuriyet ile birlikte götürebilmekle gurur duyabilir.
 
Diğer bir Merkez Hakem Kurulu üyemiz yine devlet memurluğu ile birlikte 30 haftada 27 hafta görev alabiliyorsa gurur duyabilir.
 
İki Merkez Hakem Kurulu üyemizi aynı anda dörder ayrı şehirde başhakem olarak görevlendirmek ve turnuvaları bitirmekle gurur duyabilir.
 
Şimdi okuluna hakem gönderebiliyoruz diye gurur duyan merkez hakem kurulu başkanı, Uluslararası federasyonun tavsiye fiyatlarına %35 ile % 100 oranında zam yaparak buna hem federasyonu hem de görev aldığı kulüpleri ikna edebilmesi ile gurur duyabilir.
 
Nisan ayında açılan padel hakem kursunda aday hakemlik belgesini alıp, hiç hakemlik yapmadan il hakemliğini de geçip kendisini Ulusal/Başhakem ilan etmesiyle gurur duymakla yetinmeyip, ilk Türkiye Şampiyonasının başhakemi olarak kendisini ataması ve federasyon başkanı Şafak Hanımdan plaket alması ile gurur duyabilir.
 
Devamsızlıktan hakem kursunda kalan yakın akrabasına talimat yayınlayıp, bütünleme hakkı verip, bu talimatı da geçmişe yönelik uygulatabilmesi ile gurur duyabilir.
 
Belediyenin sokağa çıkmayın anonsuna rağmen temmuz ayında 40 derece sıcakta Antalya’ da 12 yaş turnuvasını ara vermeden devam ettirebilen başhakemleri ile gurur duyabilir.
 
Turnuvaya katılma hakkı olmayan oyuncunun turnuvaya katılabilmesi, başka şehirde turnuvanın yarı finalini oynayıp başhakeme telefon ile skor bildiren, geç geri çekilme tarihinden sonra turnuvadan çekilip, aynı hafta başka turnuvaya imza ile kayıt olabilen organizasyonları yapan başhakemleri ile gurur duyabilir.
 
Ama en fazla gurur duyması gereken Türkiye Tenis Federasyonudur. Talimata uymayan dört tane hakem Uluslararası okula kabul edilmiş. İşin kötüsü ülkede bu talimata uyabilen hakem yok çünkü Merkez Hakem Kurulu görevini yapmamış, talimatta belirttiği şartlar için gerekli hiçbir organizasyonu düzenlememiş.
Ben gurur değil, hicap duyuyorum.
Okan Ünalmışer
up WhatsApp