Türk Tenisinde Adalet, Güç ve Paydaşlar Üzerine Bir Sorgulama (30.05.2026)

Şimdiden söyleyeyim, yazı biraz uzun olacak. Bölersem anlamı bozulur. Onun için tek bir seferde üç ayrı konuyu yazacağım.
 
Federasyon Başkanı Şafak Hanım ın seçildiği günden itibaren tenis kelime haznemize yerleştirdiği birçok kelime var. Markalaşma hedefi, tenis hamlesi, şeffaf iletişim, teniste değişim ve dönüşüm, tenis elçisi, strateji planı, global düzey, ekosistem, inovasyon, aksiyon almak, tenis turizminin tetiklenmesi ve tenisin paydaşları. Dikkatimi en çok çeken, beni mutlu eden tenisin paydaşları yani, sporcular, antrenörler, hakemler, veliler, kulüpler ve kulüp yöneticileriydi. Bir buçuk yıl geçiren federasyonun paydaşları ile ilgili son zamanlarda yaşadığı bazı olaylara örnekler vereyim. Nasıl paydaşlara değer verdiğini anlatmaya çalışayım.
 
1. Disipline veririm, cezanı çektikten sonra aynı dosya ile yine veririm. Gitmeye kalkarsan Uluslararası federasyona da söylerim çalışamaman için her şeyi yaparım.
 
Türkiye’ nin hakemlik konusunda Uluslararası alanda ilklerini yapan başarılı hakemlerimizden Toygar Alagöz.
Toygar, 2025 yılı kasım ayında tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edildi. 2026 yılı şubat ayında disiplin kurulu kararını açıkladı ve dört ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Yapılan bir hakem seminerinde MHK Başkanına hakaret etmiş ama o tarihte en son üç yıl öncesinde hakem semineri yapılmıştı. Belli ki şikayette bulunan MHK başkanı olmuş. Kasım ayında disipline tedbirli olarak sevk edildiği için o tarihten itibaren görev alamadı. Şubatta 4 ay hak mahrumiyeti almasının anlamı şu ki, kasım 2025 tarihinden, 2026 haziran ayına kadar yani tam 7 ay görev alamadı. Tek işi hakemlik olan bir kişi için maddi anlamda zor bir dönem.
 
Ülkede kıymeti bilinmiyor ama neyse ki Uluslararası federasyon Toygar’ a değer vererek Uluslararası turnuvalarda görev aldı. Benim bildiğim, Pakistan, Meksika, Güney Afrika, Çin gibi ülkelerde hakemlik yapmaya devem etti ki cezası sona ersin, ülkenin en yüksek kademe Uluslararası hakemi cezası devam ettiği sürece para kazanmaya devam edebilsin.
Bu arada bu merkez hakem kurulu devam ettiği sürece görev alamayacağını anlayan Toygar B planı olarak ülkeler adına çalışabileceği benim bildiğim üç ülkeye başvurdu ve başvuruları kabul edildi. Gayet güzel şekilde Türkiye Tenis Federasyonuna başvurarak, artık Ukrayna federasyonu adına çalışacağını, bu nedenle gerekli yazışmaların yapılmasını, federasyonun izin yazısının yazılması için dilekçe ile federasyona başvurdu. Bundan sonrası bir insanı çalışamaz hale getirmeyi içeriyor.
 
Toygar’ ın serbest kalma dilekçesinin üzerinden henüz 24 saat geçmeden ve eski ceza süresi dolmadan tekrar disiplin kuruluna sevk edildi. Yine Mhk sevki ve yönetim kurulu kararı ile.
Eski cezasının bitmesine bir aydan az bir zaman kala Toygar’ a yeniden disipline sevk edildiği bildirilmiş. Üstelik tedbirli olarak yani görev alamayacak şekilde. Yetmemiş, bu sevk Uluslararası Federasyon ve bazı ülke federasyonlarına da bildirilmiş ki sadece ülkede değil, dünyanın hiç bir yerinde görev alamasın. Zaten gitmek istiyor, gönderelim gitsin demek yerine bir hamle daha yapalım da hakemliğini bitirelim anlayışıdır bu. Hadi Merkez Hakem kurulunu anladım diyelim orada görev kavgası ve rant var.
Federasyon yönetim kuruluna gerçekten konu doğru anlatılmış mıdır da bu kararı imzalamıştır?
Severiz sevmeyiz, yaptıkları işleri eleştiririz, taktir ederiz, onaylamayız ama karşılaştığımızda selamlaşırız. Yapılan işler neyse de belli kalitede belli vicdanda iyi insanlarızdır diye hala düşünüyorum.
 
Başka bir silver badge hakemimiz Haluk Torun. Yanılmıyorsam
2022 yılında disiplin kuruluna sevk edildi.
Tedbirler, sevkler, tahkimler v.s derken Haluk’ un bütün cezaları 2023 yılı ağustos ayında tahkim kurulu tarafından kaldırıldı. Tarihleri fark ediyorsanız Şafak Hanım Federasyonu değil, Cengiz Durmuş Federasyonu zamanında verildi ilk ceza ve o dönemde kaldırıldı tahkim kurulu tarafından. Tahkimin cezaları kaldırma kararına rağmen Haluk ne eski federasyon ne de yeni federasyon tarafından görev alamadı. Konu kapanmış bitmiş, görev alınamasa bile ceza bozulmuş ama 2025 yılı ekim ayında aynı dosya ile Haluk tekrar disipline sevk edilmiş Şafak Hanım dönemi Merkez hakem kurulu tarafından. Yine tahkime itiraz yine Haluk görev alamadan bekliyor. O da yurtdışında alabildiğince görev alıyor Uluslararası federasyondan. Haluk 2022 yılından beri görev alamıyor, para kazanamıyor onun da tek işi tenis hakemliği. Toygar ilk, Haluk ikinci silver badge hakemlerimiz. Yönetim kuruluna sevk eden MHK, onaylayan federasyon yönetim kurulu. Birbirini yıllardır tanıyan insanlar bunlar.
 
2. Ben Sana Milli Takıma Oyuncu Yetiştiremezsin Demedim, 1 top Vuracağın bir Sınavda 3 Toplu Antrenmanı Yaptıramazsın Dedim.
 
Meşhur hikayeyi bilirsiniz. Babası çocuğuna sen adam olamazsın dermiş. Çocuk büyümüş vali olmuş. Babamı getirin demiş. Babasına sen bana adam olamazsın derdin bak ben vali oldum demiş. Babası da beni buraya getirttiğin için ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim demiş.
 
Bayramdan önce oynanan Milli Takım seçmeleri sonucunda 16 yaş Milli Takımına oyuncumuz Kuzey Öner ikinci olarak girdi. İki kortlu bir tesisten Milli Takıma oyuncu sokabilen başta baş antrenörümüz Halil Ekici olmak üzere tüm ekibimizi tebrik ediyorum.
Hatırlıyorsunuz ben kronik beşinci kademe kursiyeriyim. Girip girip sınıfta kalmaya devam ediyorum. Hazır kalabalık gündemdeyken arada kişisel konumu da yazayım, Çünkü bazıları tek başına yazınca kişisel konu oluyor diye eleştiriyorlar. 35 yıldır diplomalı antrenör olarak çalışan bir kişinin üç toplu antrenmandan iki kere sınıfta kalmasının sebebi yukarıdaki sebeplerle aynı değil de beceriksizlikse yazık bizim tenisimizin haline.
 
3. Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor musun?
 
Son olarak da, Masters Kurul Başkanı ve Tenis Federasyonu yönetim kurulu üyesinin yaşadığı ayrı iki konuyu yazayım. Bakalım disiplin talimatları nasıl işliyormuş?
Birincisi 31 Ekim 2025 tarihi Avrupa Kulüplerarası Takımlar Şampiyonasında yaşanmış bir olay. Detaylarını anlatmayayım. Masters Kurulu Başkanı ile rakip başka bir takımın oyuncusu arasında yaşanıyor.
Turnuvanın başhakemi, Toygar’ ı iki kez disipline sevk eden, Haluk’ un tahkim tarafından dosyasını tekrar açan ve disipline tekrar sevk eden Mhk başkanı Alaaddin Boyar. Gözünün önünde olan bu olaya ne rapor yazan ne de disipline sevk eden turnuva baş hakemi.
 
Benzer bir olay, bu sene Masters takımlar şampiyonasında yaşanmış. Aynı zamanda bir takımda oyuncu olarak oynayan federasyon yönetim kurulu üyemiz ile başka bir takımın oyuncusu arasında yine bir tartışma. Bunların hepsi 35+ koca koca insanların tenis oynadığı turnuva. Sen benim kim olduğumu biliyor musun lara küfürlere kadar varan tartışmalar. Detayları yazmayayım.
 
Kurul başkanlıkları, yönetim kurulu üyelikleri ne zaman bu kadar insanı insandan üstün yapan, güç bende diye işsizliğe mahkum eden görevler haline geldi, ben anlamadım.
Koltuklar, kişilerin kendileri için değil, neyi temsil ediyorlarsa onu yüceltmek için doldurulursa anlamı vardır ve bir işe yarar.
 
NoT ( Toygar Gibi ) : Bu yazı birileri zor durumda olduğu için ya da yazmam istendiği için yazılmış bir yazı değildir. Belki de yazdığım için bana kızacaklardır. Biz ne olduk? Nasıl olduk? Ve neden olduk? Yazısıdır. Daha önemlisi hiç kimse yalnız değildir, son günlerde en sık duyduğumuz adalet bir gün hepimize lazım olacak yazısıdır.
Okan Ünalmışer
 

up WhatsApp